Geçmişi temize çekmek canını acıtır, kirli olduğu kadar temiz bazı insanlar. Ve bazılarının içinde sıkışmış bir yerde insan var.
Alışkanlıklarından vazgeçmeyi alışkanlık haline getirme. Sakıncalı fazlasıyla, her şey en az sen kadar sakıncalıydı bana. Kahvenin kafeini kaçtığında bir halta yaramıyor. Güneş doğduktan sonra karanlığa aşkını ilan etsen kaç yazar hem. İnsanlar bir gün bir insanla karşılaştığında utanıp yüzlerinin kızardığını görmek için aynaya ihtiyaç duyacaklar mı ? Sen bilmiyorsun bunun cevabını, ben de. Hah ha, ortak yönlerimiz olması sence de güzel değil mi ? Bence de. Vurduğunda patlamazsa sıkıntıya kalırız. Kitap okurken uyuyakalıyorsan seni suçlarım Renna, yazarı değil. Yazarı suçlamak şirk koşmak, ha şa. Hepimiz aynı kitabı okumaktayız ve hemen herkes 'en az herkes' uyuyakalıyor. Gülüşlerini merak ediyorum, kaç günde bir ağlıyorsun ? Günde kaç nikotin ateşliyorsun yoksulluktan yosun tutmuş deniz kenarı kayalara. Bugün yine yalnızlıktan yakın, yakınarak yaşadım Renna. Peki sen ? Senden haber alamadım. Yalanları aydınlatan geceler var. Nasıl oluyor o. Bilmiyorum. Sevdiğim şeyler bitiyor, ya da bitmeye çok yakın her şey.
Bir o kadar soğukkanlu katil gibi, mutsuz çocuk. Kimsesiz. Bitmiş kitapların hüznü dudak tiryakiliği. Kırık dökük, ağlamaklı çocuk. Dünde kalmış yığın dolusu. Yaşamayı öğretemedi kimse tonla gerekçesi varken çocuğa. Konuşmak, usul usul terk eden rüzgar gibi yürümek. Çocuk. Diğer insanlar. Gözünün önünde bir türlü kovamadığı siyah, hareket eden tanecikler. Renna, nerdesin ihtiyacı var çocuğun, nereye saklandın, oralarda bir yerlerdesin. Artık gel, çocuk bir katil gibi. Artık gel, çocuk aciz. Geceler anlatılanlar gibi değil, kabuslar olduğundan da korkunç. Gel Renna, gel. Çocuk soğuk bir gecede ağlamaklı, diz çökmüş bir yere. Bir deliye taş çıkarır, taş atıp kaçmaz. Çocuk yaşamayı bilmiyor, Renna. Söyle, nerdesin, hangi şehrin griliği, söyle, çocuk sana gelsin. Çocuk koşamaz, bilmez. Düğüm düğüm cümleler. Renna, Tanrının kızı olabilecek kadar güzeldin...