31 Ocak 2013 Perşembe

duygusal.

Evvela başlayalım
Önce otur düşün
Rakı masasında mı peynirsin
Züccaciye reyonunda mı?
-biliyorum, şarküteri olduğunu-

Şimdi yazıya giriyoruz
Az orta çok derecelerde saçmalayabiliyorum
Ve sen okuyosun.

(Duygusal)

Kendini bile sevememiş bir insan, başka bir insanı sevdi.
Ve dünya yeniden yaratıldı

Yalan bakışlı bir insan, kendini öldürdü bugün diğer insanlar adına.
Ve kadın gülümsedi

Düşünmeye başladı bir adam
Ve uyudu kadın
Uyudu adam.

-yolda yürürken aklıma geldi, sonra gitti.-

Farkettiniz mi? Neyi olursa. En azından bunu okuyabildiğinizi dahi farkettiyseniz, yaşıyorsunuz. Sakın, sakin olarak apartmanda sakin sakin oturan insanları...

-yazılarıma kısa demeyi bırak, gerçekten kısa-

Size bir şey..
Bazen canım çok yanıyor
Susuyorum
Keşke konuşabilsem

Şaka şaka karartma enseyi.

-bir maskem olsaydı, takmazdım-

Burda bitirip...
...Burda başlatıyoruz.

(Bir alıntı)

"Kırmızı bir sokağın köşesinden
Önce bedeni sonra ruhu geçmişti
Yağmur yağıyordu,
Saçları ıslak.

Kırmızı bir sokağın köşesinden
Karanlık elbisesiyle geçmişti
Utanç duydu gökyüzü.
Güldü, düşen usul kar tanesi.
Yıldızlar
Toz zerresi kadar.

Zemedan. "



29 Ocak 2013 Salı

devrik.

parmağıma ip bağladım
unutmamak için
neyi unutmamam gerektiğini unutmamak için;
kalem aradım
buldum
yazmak için;
kağıt gerekli.
8.15 treni 
gecikti.
unuttum
insanları
bakışları
dünyayı.

selam dünyalı
ben uzayın derinliklerinden gelmedim
gri bir şehre aşık olmam insanları tanımamla çakışır,
tarihin tozsuz raflarında.
özürler diliyorum argo kullandım
argo söyledim
yahut argo yazdım
bilhassa argo konuştum

devrikleşmekte bir topluma dil bilgisi kurallarını tanıyan bir devlet lideri duygusuyla; bir eser bırakmam.

düzene karşı gelenler düzenin içinde,
belki de göbeğinde olduğunu farkettiğinde,
dünya barışı sağlanacağı kanısındayım.

çeşitli duygularım var, ruhsatlı
ne yazık ki kullanma değil, taşıma
senden, sizden nefret ediyor olabilirim
ancak
medeniyete inanıyorum.

mesela.

soğuk olsa, rüzgar olmasa
soğuk olsa, yağmur yağmasa
yaşasak ama ölmesek.
başka?!

bazen saçmalıyoruz insanlık adına.
ödül falan da yok ha.
madalya da vermiyorlar,
rozette takmıyorlar yakamıza.
ama biz.
saçmalıyoruz.
saçmalamak güzel, onca kötü şey arasında.

uçabilen tanıdıklarım var
sizin yok biliyorum.
benim var.
ben süper kahramanım mesela.
egoistim.
humanizme karşıyım.
ama uçamıyorum
uçabilsem söylerdim.
uçabilsem,
uçan süper kahraman olurdum
ama
uçamayan süper kahramanım.
belki
uçamayan kahraman, süper olmasa da.
belki de
sadece uçamayan.
ama yürüyebiliyorum
yağmur yağdığında
yağmura karışabiliyorum.
bu da benim özel yeteneğim.
herkes ıslanır ama yağmura karışamaz.
sana da.
ben karıştım.
sana.
şikayetçi değilim.

neyi unutmamam gerektiğini hatırladım
ama ışıklar söndürüldü
yazamıyorum.
mon amour.
sağlıcakla..

17 Ocak 2013 Perşembe

ölülerde yaşar

Bir çocuğu öldürdük
samsun'un orta yerinde
gömdük...
geçen.

hiçbir kadına teslim olmadım.
yenildim belki ama
teslim olmadım
acı çekmeye alıştım
zor olmadı

bazen büyük kazançlardan çok
küçük kayıpları önemsedim
vazgeçmiş gibi oldum
vazgeçemedim.

çok yenildim
belkide delirdim
şizofreni
kimsenin tanımadığı
kimsenin görmediği
bir arkadaşım olsun istedim.
hep.
hiç olmadı.

kendimle konuşmaya başladım
bazen küstük.
sonra farkettim
öyle kaybetmişim ki
bulamadım.
güvenemedim,
bırak seni,
kendime bile.

bir çocuğu öldürdük
biz öldürdük
hepimiz
sen dahil
ben eksik, değil.

biz bir çocuğu öldürdük
geçen...
gömdük.
yağmur yoktu
soğuktu.

seni tehdit ediyorum.
gözlerinin içine baka baka
yalan konuşurum.

10 Ocak 2013 Perşembe

Ankara'yı sevmek

"54. çirkin ördek yavrusunu sevmektir.
deniz varmış deniz yokmuş umursamamak ve
eymir gölü'nü, gölbaşı'nı, mogan gölü'nü sevmek,
burası da bizim denizimiz diyebilmektir.
dikmen ve atatürk sitesisemtlerini atatürk'ün
ankara'ya girdiği yer diye sevmektir.
dikmen, ilker gibi yüksek yerlerde nisan ayında bile
karın yağmasına sevinmektir.
ankara'ya karı yakıştırmak ve usul usul kar
yağarken tunalı hilmi caddesi'nde yürümektir.
akşamları tunalı hilmi caddesi'nin ışıl ışıl
vitrinleriyle aydınlanmaktır.
dikmen'de kar yağıyor batıkent'te, eryaman'da
hava sıcacık diye şaşırmaktır.
eryaman'da hep öğrencilerin oturmasıdır.
birbiri ardına açılan alışveriş merkezlerinde
cehennem gibi temmuz sıcağında serinlemektir.
panora'dır, ankamall'dır, armada'dır, cepa'dır,
karum'dur, optimum'dur, atakule'dir.
ankara neden soğuktur, 06 olduğu için demektir.
eskişehir yolu'nda her sabah beytepe'ye gitmektir.
bahçelievler'de bahardır, yedinci caddede yazı
yaşamaktır.
tunalı'da, tunus'ta yağmur yağarken ıpıslak olmak
sonra da kafelerde ısınmaktır.
güvenpark'tan dolmuşa binmektir.
ağustos sonu eylül başı gibi %80'e kadar indirim
yapan mağazalardır.
park bravo'nun önünde sigara içmektir.
ykm'nin önünde buluşmaktır.
dost kitabevi'nin önünde birilerini beklemektir.
metro ve ankaray çıkışlarını tutmuş seyyar
satıcılardır.
başka şehirlere gittiğinde ankara'dan izler
bulmaktır. her şehirde mutlaka ya bir yenimahalle
ya da bahçelievler vardır.
gençlik parkı'na en az bir kere ailece gitmektir.
kuğulu park'a ilk gittiğinde kuğulardan korkmak
sonrasında çok sevmektir.
oran'da yürüyüş parkurunda sabah koşusudur.
meclis'in önünde inip tunalı'ya yürümektir.
kar yağarken zara'nın saçaklarına sığınmaktır.
üst geçitlerden üşene üşene çıkmaktır.
her üst geçidin altındaki çok amaçlı büfelerdir.
ankara ağzı'dır.
herkesbebedir, maldır, mal bebedir.
ne bahıyon la denir burda.
la kelimesi bir cümlenin öznesi, yüklemi, dolaylı
tümleçi, edatı; herşeyidir.
sonbahar'da kızılay'ı, konur sokak'ı, yüksel
caddesi'ni süsleyen sarı yapraklardır.
kasım'da yağmaya başlayan ve nisan ortasına
kadar devam eden kardır.
erzurum'la kapışacak kadar iddialı ankara ayazı'dır.
sokaklarda kavak ağaçlarıyla, polenlerle bahardır.
kırk ikindilerdir sonra, öğle ortasında bastıran
yağmurda koşa koşa karanfil'deki kitapçılara
sığınmaktır.
haziran ortasında başlayan cehennem sıcağıdır.
temmuz'da insanı ankara'dan kaçıran ve eylül
ortasına kadar da gitmeyen ankara'nın cehennem
sıcağıdır.
trafik pek tıkanmaz ama tıkandığı zaman da yine
kim geçiyor acaba diyip, arabanın camından
milletvekillerinin arabasına bakıp, içeridekinin kim
olduğunu düşünmektir.
olgunlar'ın yarı beline kadar eğilip buyrun ablacım
yardımcı olalım diyen kitapçılardır. ve olgunların
öğrenci kalabalığıdır.
ramazan'da sıcacık pideler çıkaran fırınlar ve ışıl ışıl
kocatepe camii'dir.
bütün dolmuşların ve otobüslerin hep anayollardan
geçmesi, ara sokaklarda oturanların yürümesidir.
dikmen halı saha'da maç yapmaktır.
babayla 19 mayıs stadı'na gitmektir.
devlet tiyatrolarının oyunlarına süslenip püslenip
gitmektir.
ulus'taki eski binaların önünden, yaşayan tarihin
önünden geçmektir.
tüm ankara uykudayken gözünü kırpmadan sabahı
bekleyen anıtkabir'dir.
resmi bayramlarda ilkokul çocuklarının anıtkabir'e,
pembe köşk'e, etnografya müzesi'ne gitmesidir.
odtü'dür, hacettepe'dir, beytepe'dir, gazi'dir, ankara
üniversitesi'dir, başkent'tir, atılım'dır, ufuk'tur,
çankaya'dır, bilkent'tir,tobb etu'dur.
sıhhiye köprüsünün altından kandil simidi almaktır.
çirkin ördek yavrusu'nu, gri değil rengarenk şehri
sevmektir.
(hürrem, 26.04.2009 21:00 ~ 26.05.2009 17:33)"

Itu sozluk.

8 Ocak 2013 Salı

cocuk; bır adım ılerı

Ve
Bir bulut
Bir şehri
Bir gecenın karanlığında
Üzerinde
Bembeyaz
Bir elbiseyle..
Terketti.

Bir adam
Bir kadını
Bir sokağın orta yerinde
Tam 13 yerinden
Bıcakladı.


Geriye ne kaldı
Çocukluktan
Bembeyaz
Bir yalan
Gozlerındekı yas
Kurumamıs,
Elleri kır içinde
Sokaktan donmus
Bir çocuk.

18e 5.

Çocuktan
Biraz daha uzak
Hayata biraz
Yakın.

Karanlıktan
korkar
Yalnız uyumaktan.

Oyuna alınmayan
Bir çocuk,
Buyudugunde
Dünyanın en kotu liderlerinden
biri olmak ıcın en ıyı adaydır.
Ve bır kotu lıder
Tum ıyılerı mahveder.

Bır ınsan
Kendı yanlıslarıyla mı yasamalı
Toplumun dogrularıyla mı?

Toplumun dogurdugu bır kahraman
Iyılerın tarafında mı
Kotu mu?

Kotu, kendıne gore ıyı degıl mı?
Toplum kımın umrunda
Herkes kom..
O zaman herkes esıt.
O zaman komunızme ne gerek?

Soz gelımı
Ucar
Yazı gıdısı
Kalır.

Kıs
Sogukken
Yagmur ıslak,
Battanıyenın altı
Huzurluyken.

Super kahramanlara gerek yok.
Esıtlıgede.

6 Ocak 2013 Pazar

medenıyet demısken.

Karanlık
Zıfırı.
Yalan.
Koru korune
Inan.

Sev.

Medenıyet
Gereklı.

Olmesı beklenen bır cocuk.
Mezarı hazır,
Tası da.
Topragı.

Bır ınsan;
Hayatı boyunca kac kez aglar,
Kac kez guler?
Kac kez sever,
Asık olur?

Ve ınsanı hangısı ınsan yapar.

Bır ınsan;
Hayatı boyunca kac kez ölur?
Kac kez dogar?

Fahıse hıc ölmedı,
En fazla bayılmıstır.
Sevdıgımız bır fahıseydı.
Fahıselerı sevmemek gerekıyormus.

Neydı termodınamıgın 1.kanunu;
Fahıseye guvenme.
Neydı hayatın 2.kanunu;
Fahıseyı sevme.

Neyse, medenı ol bıraz
18e ha 7 ha 6.
06.

5 Ocak 2013 Cumartesi

18e 8

'Hala çocuksun, buyuyemedın gitti' dedi. Gözünden akan yasları geri itmek ıstermıscesıne basına dıkledı yarısı dolu bıra sısesını. Üçte ikisini rakıyla doldurduğu bardaga su ekledi. Bana bakıp gulumsedı içten içe.
Tek yudum...

Anlat dedi, neyı dedim. Nıye buyuyemedın dedi, nıye cocuksun hala

Çocuk değildim o zamanlar. Çocuk değildim ama üçte birini rakıyla doldurdugum bardaga su ekledım, sağlığına.

Recep hesabı istedi. Elimi cebıme attım. Cuzdanım yoktu. 85 liralık hesaba 100 lira bıraktı sankı çok parası varmış gibi. Belkı bir hafta belkı on gun bahşis bıraktığı 15 lirayı dusunurdu. 18e 8.

Kalktık, plakta neset ertas - ahırım sensın calıyordu.

Meyhanenın kapısında ayrıldık. Cuzdanımı düşünürken recep seslendı arkamdan, döndüm. Cuzdanımı uzattı, ıkı bira ıcelım mı, uzun zamandır ıcmıyoruz dedi. Sarhoş değildi. Cuzdanımı aldım, bufeden siyah poset dolusu bira alıp torosa bındık.

Baba yadıgarıydı.

Camların sadece sus, buz gibi hava. Susarak konuşabilen tek insandır kendileri. Ağlarken gulumser.

Düşüncelerin içinden 'arka kapıyı cızmıs pustun biri' cümlesi çıkardı benı. Yakalarsam anasını bacısını... İnsanlar kıymet bilmez oldu, kendilerine ait kıymetlı bir seylerı olmayınca baskalarınınkılere zarar verıyorlar. Sallandırıcaksın bir tanesını görecek...

Her Türk gibiydi düşünceleri, öldürmek ya da ölmek neye çözüm olmus hiçbir zaman ogrenemeyecek ınsan oğlu, ta kı bir bilim ınsanı bir ölüyü konusturana kadar.

Nereye dedim, gidiyoruz dedi. Nereye dedim, gidiyoruz ıste dedi. Tamam dedim.

Gittik.

Gıtmeseydık keske.
En kıymetlısını kaybetti kendisiyle birlikte.

4 Ocak 2013 Cuma

fahıs fıyata fahıse

Kok aynı
Koken aynı..

Peltek sevgılerle,
Elıt ınsanlar.
Nasıl baslanır demek bıle bır baslangıc.

Kahraman kadın degıl, fahıse.
Ve sergılenen oyun
Oscar'a aday.

Fahıs,
Fıyat.
Fahıse,
Karakter.

18e 9.
Hayata 0
Mutluluga teget
Olume ramak.

Sahne 1
Mekan; sokak.

Fahıse bagırdı adama fahıs fahıs
Adam durdu
Ogrenememıstı onca yıl.

Adam nıkotını atesledı.
Etrafına baktı;
Kendısı gıbı.

Dunyanın en gerızekalısı gıbı.
Haklıydı.

Hayat 6 sanıyelık bır ruya
Kabus.

Belkı adam ıcın bu bır onsezı
Ama yazılı olmayan kanun;

"Fahıselere asla guvenılmez..."

2 Ocak 2013 Çarşamba

18e 12

Hayallerınle
Dudak dudaga

18e
12
Ankaraya
Az

Iyı hayatlar
Yarınlar mutlu.

Ve geceler ıyı.
Cevaplar dogru.