4 Eylül 2012 Salı

Elvedalarla ANGARA

 Bir elvedayı hak ediyor en azından.
         Gözyaşları.
Her kötü insan gibi sigara içerdi. içmezdi yerdi. nikotin ve kafein. birde köpeği rin tin tin.. tin tin yürürdü.
Köpek değil kendi.
   
''Beni burada ayakta tutan dostlarım''

Elimin gölgesi yazdığım cümleler üzerine düştüğüne göre masa lambasının duruş açısını bulabilirsiniz sanırım.

''Sana yazmasaydım içimde kalırdı. sen orada-içerde- ben burada-dışarda-''

Öyle kelimeler arıyorum ki bazen, kirlenmemiş olsun cümleler. nefes nefese. can.. canana elbet aşık.
Şarkılarım notasız ve detone bir hayat. 

Burada tersine işler -işler-
Saatlerin pili bitik.

Dünya üzerinde bir şehir. 06 LA gardaş tekel birası alalım dedim sana. Angara la bebe.

Buradan devam edersek içinden çıkılmaz bir hal alır bu yazı ve gözyaşlarımı iletemem size. bir fotoğraf canlanıyor gözümde olmadı iki.

Merhaba Ankara diye atmıştım adımımı, inmiştim otobüsten. Bir ikincisi hüzün. Aşti de saate bile bakmıştım.. ama unuttum, saat kaçtı. cumaydı ama yani perşembe gece. Ayrılmıştım.

Yaşamaya devam ediyor işte insan, diğer insanlardan ufak bir farkla.

''Aklım başımda değil, sebebini bilmiyorum..
...
Yine bana haram geceler..''

Buluştuk agbi kızılayda, hangi çıkış önemli değil. Ulusa gidelim, ara sokaklar, cafeler..
Kızılaydan Sıhhiye istikametine.. eyvallah, yürü ya kulum dedi ya bir de Allah. Baya yürüdük tabi, millete yol bile tarif ettik. gençlik parkını gördük, canlandı mı gözümde Behzat Ç-SKG-. baktık bir numarası yok. Sorduk birine bizde yolu
''Agbi ulustaki heykel..?''
''Yukarda'' dedi kısa ve net. Gittik. Heykeli de  bulduk. Ama cafeleri  bulamadık çünkü yokmuş. Heykelin karşısında beş dakika oturduk ve geri döndük. niye anlattım bilmiyorum, ulusa gezmeye gitmeyin mesela?

Ama Ankara. Keşke şimdi tekrar yürüsem Kızılaydan Ulusa. O kaldırımda yarım saat otururum bıkmam, sıkılmam.

Eyvallah Ankara.
Hasret türküleriyle, kal sağlıcakla.

''-Siz kimsiniz?
+CSI Dikmen''

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder